Zifir Röportajı

Merhaba. Türkiye'nin en kvlt Black Metal grubu Zifir'le bir röportaj gerçekleştirdik. Yeni yayınladıkları Demoniac Ethics, grubun gelecek planları, Black Metal ve Blasphemy üzerine konuştuk. Keyifli okumalar!







Yusuf: Merhaba. Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Stüdyodaki kimi vokal ve enstrüman kayıtlarını ara ara paylaşarak hype'ı güncel tuttuğunuz ve benim ilk duyurduğunuzdan beri merakla beklediğim yeni albümünüzü 24 ocakta yayınladınız. Şimdiye dek, yurt içinde ve yurt dışında aldığınız tepkiler ne yönde oldu?


Zifir: Merhaba. Evet kayıt sürecinde yaptıklarımızı merak eden kişileri haberdar edebilmek için birkaç paylaşımımız oldu. Albüm yeni çıktı ve şu anki yayılımından memnunuz. Tepkiler genel aktarmak istediklerimizin anlaşıldığı yönünde.


Yusuf: Takip edebildiğim kadarıyla, üçüncü uzun çalarınız Kingdom of Nothingness'ın ardından çok kısa bir sürede yeni albümünüzün kayıtlarını tamamladınız. Bu üretkenliğinizi neye bağlıyorsunuz?


Zifir: İki albümün çıkma süreleri 3 yıl gibi görünse de “Kingdom of Nothingness” kayıtları bittikten sonra yeni yazımlar yapmaya devam ettik. 3. Albümün çıkış tarihinde 4. albümün birçok parçasına karar verilmişti ve işleyen düzeni bozmadan tempolu bir şekilde yolumuza devam ettik. Aynı bu albümü siz dinlemeye başladığınızda bizim çoktan yeni şeyler üretmiş olduğumuz gibi.


Yusuf: Zifir'in hiç konser vermediğini biliyoruz. Uzun bir süre boyunca vokal, gitar ve bassları Onur'un, davulları Nursuz'un üstlendiğini de biliyoruz. Bu albümdeyse gruba bassçı olarak Ilgar dahil oldu. Hal böyle olunca aklıma ister istemez Zifir'i sahnede izleyebilme fikri geliyor. Ne diyorsunuz, böyle bir canlı karanlık propagandası mümkün mü?


Zifir: Evet konser öncelikli bir grup değiliz. Fakat kadronun genişlemesi ile hedeflenen işlerden biri de konser verme fikri. Umarım Sahnede de etkili ve istediğimiz gibi bir tema yaratabiliriz.


Yusuf: Zifir'le ilgili en değerli bulduğum noktalardan biri de, bizim kültürümüz dahilinde denenip yapıldığını daha önce hiç bir grupta görmediğim bir olay. Yurt dışında katoliklerin, Black Metal'e, Blasphemy'ye çok fazla malzeme verdiğini, Black Metal'in de bunu sonuna kadar kullandığını görüyoruz. Zifir bunu, bu kültürün kendisine verdiklerini ele alarak yapıyor! Bu yaratıcılığa, bu deneyi yapacak balls'a sahip. Ashab-ı Mes-eme gibi parçalarınızdan bahsediyorum. Bunlar hakkındaki geri dönüşlerden bahsedebilir misiniz?


Zifir: Genel olarak Ashab-ı Mes-eme gibi ambient ağırlıklı parçalar çok fazla ilgi görmüyor. Bu tip parçaların sevenleri ve araştıranları genel dinleyiciye göre biraz farklı.  Ara parça olarak görme eğilimi çok daha yüksek ki biz bunları albümlerin içinde ana taşlar olarak diziyoruz.


Yusuf: Albümlerinizin geneline bir baktığımda, gerçek anlamda bir tutarlılık görüyorum. Bu da bende ister istemez, yaptığınız işi titizlikle ele aldığınız izlenimini yaratıyor. Albümlerinizde bu tutarlılığı sağlamaya dikkat ediyor musunuz?


Zifir: Sanırım sabit fikirliyiz. Fikrimiz de sabit olduğundan çizgi belirli katılımlar ile aynı düzlemde ilerlemeye devam ediyor. Yani bu pek dikkat edilecek kasılacak bir konu değil işin normal akışı bu. Albümlerden öte hayatımızda bir tutarlılık mevcut. Yapılan parçalar ve yazılan sözler ise bunun bir yansıması.


Yusuf: Blasphemy'yi kullanmaktan asla kaçınmayan, aksine onu hemen her şarkısına ustalıkla yerleştiren bir grup olarak, Blasphemy'nin, Black Metal'in olmazsa olmaz bir parçası olduğunu, eğer bir grup Black Metal yaptığını söylüyorsa mutlaka sözlerinde veya albüm kapaklarında bunun ifade edilmesi gerektiğine yönelik düşünceye katılıyor musunuz?


Zifir: Ana temel ve yaratıcı fikir budur. Bu etkeni kullanmadan bu türün müzikal olarak günün tercih edilen ve isimlendirilen sesini (sound) sağlasa dahi Black Metal olacağına inanmıyorum.


Yusuf: Beslendiğiniz kaynakları merak ediyorum. Elbette, Ephemeral Idols'un son dörtlüğünde bahsettiğiniz şeyin, saf nefretinizin kaynağı olduğunu görebiliyorum. Sormak istediğim şey, daha çok sanatın ve filozofinin tamamını kapsayan bir biçimde, okuduğunuz ve ilgilendiğiniz kişiler ve eserlerden bahsedebilir misiniz?


Zifir: Açıkçası köşe taşları olan felsefeci yazar ve fikir insanlarının okumalarını çok öncesinde bitirdik. Belli çizgilerini örnek aldık ya da kendimize uygun hale getirip başka düşünce kapıları açmaları için onları kullandık. Ve şu an hali hazırda bu birikmiş düşünceleri alttan ısıtıp üst tarafta biriken kaymak katranı toplayıp yansıtmaya çalışıyoruz. Beslendiğimiz noktalar genelde dünya denen noktanın üzerinde kendimize benzeyen canlıların önümüze sunduğu hal, durum ve kavramlar.

Unutulmamalı ki insan denen canlı cehennemin odunudur. İnsan var oldukça biz besleniriz ve cehennem alevi sayelerinde sönmez.


Yusuf: Peki ya yurt dışından takip ettiğiniz gruplar kimler? Zifir, Kingdom of Nothingness'dan beri kimleri dinliyor?


Zifir: Hemen hemen her yeni çıkan şeyi dinlemeye çalışıyoruz. Birimizin dinlemediğini bir diğeri, bu var diye servis ediyor. İsim isim liste çıkartmak çok uzatır. Sözleri iyi olan hissini iyi yansıtan ve kırma olmayan grupları dönüp dolaşıp tekrar tekrar dinleme şansımız oluyor.


Yusuf: Albümlerinizi plak formatında satın almak isteyenler, bunu yapabilirler mi? Bir de gelecekte, Demoniac Ethics albümünüzün kapağının üzerine basılı olduğu bir tişört görmeyi umabilir miyiz?


Zifir: Albüm 22 Şubat 2020 tarihinden itibaren plak, CD, kaset formatında Türkiye’de olacak ve buna ek olarak albümün T-shirt'ü de basılacak. Bu tarihten itibaren sosyal medya hesaplarından bizim ile irtibata geçip ya da İstanbul Hammer Müzik’den edinebilirler.


Yusuf: Son olarak, Serpent Culture okuyucularına söylemek istediklerinizi alarak, sorularımı bitiriyorum.


Zifir: İlleti Yayın.



Zifir'in Official Sosyal Medya Hesapları

Bandcamp
Youtube
Instagram

Facebook
Web Sitesi


Yorumlar

  1. Black metali hiç sevmedim. Trap metal dinlemeyi tercih ediyorum

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme